Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Post-Partum Tiroidit (Lenfositik Tiroidit)

Doğum sonrası ilk yıl içinde gelişen, geçici hiper ve hipotiroidi fazlarından oluşan otoimmün tiroid iltihabı.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Son güncelleme:

Bu içerik Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu tarafından derlenmiş olup, ilgili branş hekimimiz tarafından periyodik olarak gözden geçirilir.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Post-Partum Tiroidit (Lenfositik Tiroidit) Nedir?

Post-partum tiroidit, doğumu izleyen ilk 12 ay içinde gelişen otoimmün lenfositik bir tiroid iltihabıdır. Anti-TPO pozitif kadınların yaklaşık %50'sinde görülür; genel popülasyonda sıklığı %5-10 civarındadır.

Klasik seyir üç fazlıdır: 1-4. aylarda geçici hipertiroidi (tiroide saklanan T4/T3'ün salınması), ardından 4-8. aylarda hipotiroidi ve çoğunlukla 12. aya kadar kendiliğinden normale dönüş. Ancak kalıcı hipotiroidi riski %25-30 düzeyindedir, özellikle anti-TPO titresinin yüksek olduğu olgularda.

Doğum sonrası depresyonla belirti örtüşümü ayırıcı tanıyı güçleştirebilir. Post-partum dönemde gelişen yorgunluk, duygusal dalgalanma veya çarpıntı tiroid fonksiyon testleriyle değerlendirilmelidir.

Belirtiler

Hipertiroidi fazı: çarpıntı, sinirlilik, ısı intoleransı, yorgunluk
Hipotiroidi fazı: yorgunluk, soğuk intoleransı, depresyon, konsantrasyon güçlüğü
Tiroid bezinde ağrısız büyüme
Doğum sonrası depresyonla örtüşen belirtiler
Saç dökülmesi
Kilo değişiklikleri (hipertiroidi fazında kayıp, hipotiroidi fazında artış)
Emzirme sorunları

Risk Faktörleri

Anti-TPO antikoru pozitifliği (en güçlü öngörücü)
Tip 1 diyabet veya diğer otoimmün hastalık varlığı
Önceki gebelikte post-partum tiroidit öyküsü
Ailesinde Hashimoto tiroiditi
Yüksek iyot alımı
Önceki Graves hastalığı öyküsü

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Doğumdan sonra 1-12 ay içinde gelişen yorgunluk, çarpıntı veya depresyon benzeri belirtilerde
  • Anti-TPO pozitifliği bilinen annelerde doğum sonrası tiroid takibi için
  • Emziren annede tiroid hormonu ilaç ihtiyacı araştırılırken
  • Doğum sonrası ilk yılda fark edilen guatrda

Tedavi Yöntemleri

01
Hipertiroidi fazı semptomatiksee tedavi gerekmez; semptomatikse kısa süreli beta bloker
02
Antitiroid ilaçlar (metimazol) hipertiroidi fazında önerilmez (geçici olduğundan)
03
Hipotiroidi fazında semptomatik veya emziren/hamile kadında levotiroksin
04
12-18 ay sonra levotiroksin denemeli azaltılarak kalıcı hipotiroidi araştırılır
05
Kalıcı hipotiroidi gelişirse yaşam boyu levotiroksin tedavisi
06
Gelecekteki gebeliklerde yakın TSH takibi planlanmalıdır

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.